Yaş ortalaması itibarıyla Türkiye’nin en genç ilçeleri arasında yer alan Esenyurt, bu gücünü sanayiye entegre ederek, reel sektördeki yerini güçlendirecek. Bu kapsamda Esenyurt Belediyesi ve ESİDER koordineli bir çalışma yürütürken, bazı meslek liseleri de sanayicinin ayağına giderek terzi usulü personel  etiştirme çabasına girdi.

BARIŞ SEDEF / İSTANBUL Türkiye’nin en kalabalık, ilçeleri arasında yer alan İstanbul’un Esenyurt ilçesi 957 bin 398’e ulaşan nüfusuyla 6’sı büyükşehir olmak üzere 57 ilden daha kalabalık. Bu bağlamda nüfusun yüzde 43’ü genç, yüzde 52’si orta ve yüzde 6’sı yaşlı dağılımlarından oluşan bölge, orta ve genç nüfus profilleriyle dinamik bir yapı çiziyor. Bu avantajı değerlendirmek ve bölgedeki işsizlik oranını aşağıya çekmek isteyen belediye ve kamu kurumları sanayicilerle sürekli olarak dirsek teması halindeler. Bölgede 3 binden fazla sanayi kuruluşunun reel sektörün birçok alanında faaliyet göstermesi mavi ve beyaz yakada farklı eğilimlere yönelik personel ihtiyaçlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Ülke ekonomisindeki çarkların döndüğü önemli merkezler arasında yer alan ilçede sanayi sektörünün ortalama yapmış olduğu kilogram başı ihracat değeri ise 3 dolar seviyelerinde, bölgedeki birçok oyuncu ise bu bağlamda katma değerin ihracatta fiyat bazında oluşan rakamda değil, kilogram başı değerde olduğunun bilinciyle hareket ediyor. Sanayicinin ayağına giden meslek liseleri var Diğer taraftan bölgedeki fabrikaları ziyaret ederek, içerik ve müfredat düzenlemesini sanayiciden gelen taleplere göre şekillendiren başta meslek liseleri olmak üzere birçok eğitim kurumu bu alandaki çalışmalarına pandemiye rağmen devam etti. Özellikle makine, kimya, ambalaj ve gıda sektörlerine yoğunlaşan bu kuruluşlar sanayiciye terzi usulü eleman yetiştirerek, zaman ve maliyet tasarrufunda ciddi avantajlar sağlıyor.

Diğer taraftan Esenyurt Belediyesi ve Esenyurt Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (ESİDER) öncülüğünde hayata geçirilen ve Meslek Edindirme Kursları projesi de bölge sanayicisinin talepleri doğrultusunda içeriği şekillendirilen başlıca eğitim çalışmaları arasında yer alıyor. GSMH’nin yüzde 6’sı Esenyurt’tan Öte yandan İstanbul’da 1950’li yıllarda başlayan sanayi hamlesinde Esenyurt’ta nasibini alan ilçeler arasında yer aldı. Özellikle buradaki tarım arazilerinin 1980’li yıllardan sonra sanayi tesisleri tarafından hızla doldurulmaya başlanması, ilçenin günümüzde Gayri Safi Milli Hasıla’da (GSMH) yüzde 6’lık pay almasında etkili oldu. Buna ilave olarak sanayi yapılaşması ve sonrasında gelen konutlaşmada bölgedeki sanayinin gelişmesinde etkin bir rol oynadı. Ancak reel sektörün hızla gelişmesi, birçok firmanın üretim hacmini geliştirme çabaları bölgede kapasite anlamında genişleme problemini ortaya koyuyor. Yer sorunu çözülürse 15 milyar dolarlık katkı elde edilebilir Esenyurt’ta fabrikaların yapılaşması incelendiğinde ise dikey yönlü bir büyümenin öne çıkması dikkat çekiyor. Bu noktada bölge sanayicileri yer sorunun çözülmesi halinde ihracata yaklaşık 15 milyar dolarlık katkı sağlanabileceğini sıkça ifade ederken, ihracatı artırmak adına kapasite yatırımı yapmak isteyen firmalara alan temini konusunda kolaylık sağlanması gerektiğinin altı çiziliyor. Ayrıca bölgedeki metrekare başı arsa fiyatları noktasında ise maliyetlerin giderek artması bölge sanayicisinin çözüm beklediği diğer bir konu başlıkları arasında yer alıyor.

Bölge sanayicisi ne bekliyor?

  • Artan arsa maliyetlerinin çözümü
  • Kapasite artışı noktasında bölgeye yakın alternatif merkezler
  • Kamu-üniversite-sanayi iş birliğinin daha fazla yaygınlaşmasını
  • Türkiye’de bulunmayan ya da nadir bulunan hammadde ithalatında kolaylık

Esenyurt’ta rakamlar ne diyor?

  • 3000’den fazla sanayi tesisi
  • 45 bin istihdam
  • 57 il ve 6 büyükşehir belediyesinden daha kalabalık
  • %43 ilçedeki genç nüfus oranı